Görsel İletişim Tasarımı

Her ne kadar Görsel İletişim Tasarımı kendi başına bir meslek oluştursa da, hem profesyonellerin, hem de amatörlerin önemli roller oynadığı çok geniş kapsamlı bir alan haline gelmiştir.

 

Görsel İletişim Tasarımı Yoluyla Büyük Bütünlük

 

Grafik Tasarım”ı “Görsel İletişim Tasarımı” olarak yeniden tanımlamak iyi bir fikirdir. Yeni tanım bu alanın sınırlarını, hem teknolojik yenilikleri, hem de demokratik özelliklerini kapsayacak şekilde genişletmiştir. Tasarım mesleğini amatör tasarım uğraşlarından ayrı olarak görmeye devam etmek herkesin çıkarlarına uygun olmayabilir.

 

Tasarımcılık ve tasarım eğitimciliği artık ezoterik bilgi alanları olmaktan çıkmıştır. Görsel İletişim Tasarımı, çocukluktan hayatın sonuna kadar olan dönemde halkın geneli tarafından kolaylıkla erişilebilecek bir alandır. Geçmişe göre artık herkes kolaylıkla görsel olarak tasarım yapabilir – ama tabii ki farklı farklı sonuçlar elde eder.

 

Görsel İletişim Tasarımı - gorsel-iletisim-tasarimi-izmir

 

Erişim ve kapsamın genişlemesiyle Icograda’nın doğru, bilinçli ve değerlendirmelere tabi tutulmuş tasarım prensipleri konusunda geniş halk kesimlerini eğitmek için ilke ve gündem tavsiye etme açısından sorumluluk yüklenmesi gereklidir. Görsel deneyimlerin daha geniş kapsamlı şekilde anlaşılmasını sağlayabilmek için artık psikoloji, antropoloji ve sanat tarihi gibi başka disiplinlerle daha sıkı etkileşim içinde olma gerekliliği söz konusudur. Bu aynı zamanda, bilgiye dayalı, bilinçli tasarımın üretilmesi için ortak paydanın tespit edilmesi ve farklı bağlamların araştırılması gerektiği anlamına gelmektedir. Görsel İletişim becerilerini öğretme süreci değişimden geçmiştir ve müfredatlar da buna paralel olarak değişmektedir. Yeterliliği değerlendirmek için yeni bir dizi hedef üretilmelidir.

 

Yeni teknolojiler, tasarımcıların uzun zamandan beri kendilerini özel yeteneklere, eğitime, bilgilere ve knowhow’a sahip yarı tanrılar olarak görmesine yol açan “tasarım kibiri” sorununu ortadan kaldırmıştır. Öte yandan tasarımcılar çok sık olarak projeye en son dahil edilen profesyonellerdir, çünkü meslekten olmayanlar, görsel ürünlerini geliştirmek için gerekli olan her türlü beceriye sahip olduklarına inanırlar.

 

Hepimiz doğuştan sanatçıyız. Sanatçı olmayanlar, bu yeteneği sonradan kaybedenlerdir. Her ne kadar insanlar doğuştan tasarımcı olmayıp sonradan oluyorsa da, potansiyelleri azami derecede geliştirilebilecek olan potansiyel tasarımcıların farkında olmalıyız, çünkü onlardan her yerde var. Bazıları tam zamanlı profesyonel tasarımcılar haline gelecek ve hayatlarını tasarım uygulamalarından ve eğitimden kazanacaktır. Bazıları açısından durum böyle olmayacak, ama en azından tasarımın ne olduğunu ve hayatlarında ne kadar önemli bir rol oynadığını anlamış olacaklar.

 

Tasarım eğitiminin öğrencileri değişime hazırlamasına her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır. Değişim o kadar hızla gerçekleşir ki, öğrencileri yetişkinliğe hazırlamak için başvurulan geleneksel yöntemler artık çocuklar büyürken yer alacak olan değişimlere adapte olacak kadar hızlı değildir. Tasarım eğitimi hem gençler, hem da ileri yaşlarda olanlar açısından kıvraklık, esneklik, proaktif düşünce ve çoklu becerilerin gelişimine başka alanlara göre daha fazla katkıda bulunabilir, zira kimse gelecekteki hayatlarının veya işlerinin günümüzdekine benzeyeceğini bekleyemez.

 

gorsel-kurumsal-tasarim-calismalari
Görsel İletişim Tasarımı

 

Görsel İletişim Tasarımı eğitimi bebeklik çağında, bebekler çevrelerini algılamaya koyulurken başlar. Yetişkinlerin evlerinde, mahallelerinde, şehirlerde ve kırsal bölgelerde yaptıkları değişiklikler bebeklere gördüklerinin düzeni konusunda ipuçları sağlar. Çocuklar kreşlerde görsel deneyimlerin yardımıyla öğrenirler, çizim ve şekillendirme içeren oyunlar yoluyla kendi görsel deneyimlerini oluştururlar. Çocuklar anaokulunda ve ilkokulda okuma, yazma ve hesap yoluyla yeni görsel deneyimlerle tanışırlar. Ancak okuma–yazma ve matematiğe önem verilirken resme yatkınlık genelde ihmal edilir. Görsel iletişim sağlamak için resim çizmek, çoğu okul sisteminin gündeminde yeterince önemli bir yere sahip değildir.

 

Tasarım eğitimcileri olarak, orta ve yüksek eğitim kurumlarındaki standart ve yenilikçi müfredatlara aşinayız. Çevremizde, ülkemizin sokaklarında, pazarlarında, şehirlerinde, çiftliklerinde, çöllerinde veya ormanlarında yaşayan ve örgün eğitim almamış tasarımcıları da görüyoruz ve onlarla etkileşim içindeyiz.

 

Günümüzde, bilgisayara erişimi olan çocukların elinin altında çok çeşitli görsel tasarım aracı vardır. Bilgisayara erişimi olmayan çocuklar ise eskiden beri kullanımda olan çeşitli teknolojilerden yararlanmak zorundadır. Bu eşitsizlikten kaynaklanan uçurum ele alınmalı ve kapatılması için uğraşılmalı, farklı yerlerde ve durumlarda bulunan daha çok çocuğun her türlü beceriyle donatılıp bilgi ve imkânları paylaşması sağlanmalıdır. Televizyon, video ve filmlere erişimi olan çocuklar ise daha da büyük çeşitlilikte görsel deneyimlere erişebilirler.

 

Tasarım eğitimcilerinin görevi, sadece ayrıcalıklı olanlara değil, tüm çocuk ve yetişkinlere tasarım alanında yeterlilik sağlamak, bu yeterliliği geliştirmek ve kullanılır hale getirmektir. Tasarım alanı, dergi, konferans, online kurs ve seminer gibi disiplinlerarası araçlar yoluyla özel bilgi alışverişinde bulunarak başka alanlarla etkileşime girebilir.

 

grafik-tasarim-iletisim

 

 

Tasarımı, okul öncesi eğitimin ve ilköğretim, orta öğretim ve yüksek öğretime kadar çocuk eğitiminin tamamının – küçük de olsa – bir unsuru haline getirmenin gerekliliğini vurgulamalıyız. Öğretmenleri tasarımın temel ders konularının hepsinin olmasa da çoğunun unsuru olması gerektiği konusunda bilinçlendirmek, eğitim programını daha yenilikçi bir şekilde sunmalarını mümkün kılacaktır. Tasarım profesyonelleri ve eğitimcileri, artık herkesin katılımda bulunabileceği disiplinimizin insanlığın geleceği açısından ne kadar önemli olduğunu henüz tam olarak algılamamış olabilirler.

 

Icograda, tasarım perspektifinin tüm eğitim sistemlerinin müfredatlarına dahil edilmesi konusunda öneriler getirerek tasarım sürecini teşvik edebilir. Görsel İletişim Tasarımı, ayrı bir alan ve diğer kursların hepsinde yer alan bir unsur olarak öğretmen eğitimi kurumlarının müfredatlarına ve eğitim programlarına dahil edilmelidir.

 

Geleceğin eğitim programları, bu alanda devamlılık sağlayabilmek için – geçmiş paradigmalar uygulanabilir olsun veya olmasın – geçmişin de değerinin bilincinde olmalıdır. Özgün tasarım paradigmalarının kaybolmakta olduğu ülkelerde yaşayan bizler de onları öğrenmek ve öğrencilerimize aktarmak için çabalarımızı iki katına çıkarmalıyız. Özellikle Afrika’da, uygulandıkları ortamlarda işe yarayıp yaramayacakları belli olmayan yeni paradigmalar, eski paradigmaların yok olmasına neden olmaktadır. Eski paradigmalar, ani dönüşümlerin neden olduğu değişikliklerin temelini oluşturmalıdır.

 

“Büyük Uyum”a erişmek, farklılığın tasarım deneyimlerine zenginlik katan bir unsur olduğunun bilincinde olmayı da içerir. Afrika’da sosyal sistemler genelde insanların kendi yerel, toplumsal, dini, dilsel ve etnik çevrelerinde ayrı hayatlar yaşayıp ortak refah için tekrar bir bütün oluşturmasını sağlar. Görsel İletişim Tasarım eğitimi bölünmeyi de, kaynaşmayı da kolaylaştıran bir faktör olmalıdır.

 

Görsel İletişim Tasarımı bir sorun çözme aracı olarak kullanıldığı zaman insanlığın, gözleri açık ve bilinçli olarak geleceğe adım atmasını sağlayabilir. Profesyonel tasarımcılar ve tasarım eğitimcileri
olan bizler, hayatta kalmak için tasarımın ve tasarım araçlarının rolleri konusunda bilinçli olması
gereken gelecek nesillerin kısmen de olsa kurtarıcıları olmaya hazır mıyız? Icograda, tasarım sürecinin
büyük uyumunu amaçlayan birleştirici bir prensip olduğunu ilan etme açısından önemli bir role sahiptir. “Büyük Uyum”, “Büyük Tutkal” olarak baştan tanımlanabilir, ama “Büyük Bütünlük” kulağa daha iyi
gelecektir.

 

JP Odoch Pido // www.icograda.com // Çeviri: Leyla Tonguç Basmacı

Düşüncelerinizi Paylaşın