Çağdaş Afiş Tasarımları

Çağdaş Afiş Tasarımları, çağdaş grafik tasarım alanında oldukça sık kullandığımız bir kavram. Herhangi bir grafik tasarım ürününün niteliğini belirtirken nesnel ölçütleri esas alırız. İçinde bulunduğu dönemin görsel eğilimlerini tutarlı bir bütünlükle barındıran grafik ürünleri “çağdaş” olarak tanımlayabiliriz. Buna göre bir afişin ne kadar “çağdaş” olduğu yüzeydeki görüntülerin, renklerin ve yazı karakterlerinin günün ruhuna ne kadar denk düştüğüne bağlıdır. Diğer taraftan bu değerlendirme sorunludur: Grafik tasarım içerikle bütünleşik bir uygulama alanı olduğu için sadece biçime odaklanmak anlama ilişkin problemlerin çözümsüz kalmasına neden olabilir. Söz konusu tanımın sanatsal alandaki karşılığı ise farklılık gösterir. Çağdaş Afiş Tasarımları’nda çeşitli değerlendirmeler ışığında sanat eserindeki çağdaş olma durumunun grafik tasarım ürününe göre daha kavramsal bir boyutta var olduğunu görebiliriz. Özellikle Benjamin Buchloh’un 1989’da yaptığı tespite göre kavramsal sanat zamanın en radikal sanatıydı çünkü diğerlerinden farklı olarak “alışılmış görsellik” biçimlerine karşı çıkışı, fenomenolojik ya da biçimsel sorunların ötesinde, bizatihi kurumlarla ilgili bir mesele haline gelmiş, yepyeni “alımlama ve üretme” koşullarını devreye sokmuştu.1 Bu durum anlamın öne çıktığı ve beceriden arındırılmış bir sanat anlayışına işaret ediyordu. Dolayısıyla sanat eserinin niteliğini belirleyen unsurlar biçimsel olandan kavramsal olana doğru evrilmeye başlamıştı.

 

 

Bu noktada grafik tasarım ve sanat arasındaki “çağdaşlık” farkını anlamamız için Roland Barthes’ın yaptığı saptama bize yol gösterir: Çağdaş olan vakitsiz olandır. Giorgio Agamben bu görüşü şöyle destekler: Dönemleriyle fazlaca çakışan, onunla her noktada mükemmelen buluşan kimseler çağdaş değildir; çünkü tam da bu yüzden onu görmeyi başaramaz, bakışlarını onun üzerinde tutmayı beceremezler.

Grafik tasarım ürünleri çoğu zaman içinde bulundukları zamanla örtüşür. Bunun nedeni izleyicinin, alışık olduğu yöntemler ve görüntüler ile daha kolay ve hızlı iletişime geçebilmesidir. 23 Kasım 2015’te kaybettiğimiz Pierre Bernard grafik tasarım kariyerinin başından itibaren bu görüşe karşı çıkmış ve popüler görsel iletişim tekniklerini reddetmiştir. Bu yaklaşım üretimlerinin temel kavramlar etrafında şekillenmesini sağlamış, aynı zamanda evrensel bir görsel dil yaratmasına imkân tanımıştır.

Çağdaş Afiş Tasarımları

 

“Kadınlara Uygulanan Şiddete Karşı”, kadın hakları için çalışan bir organizasyonun düzenlediği konferans serisi ve eylem için afiş. 120 × 176 cm, serigrafi 4 renk, 2005.

Grapus tasarım grubunun kurucuları arasında yer alan Bernard, tasarladığı afişlerde sanat, tasarım ve sosyal iletişim arasında tutarlı bir bütünlük kurmayı amaçlamış, aynı zamanda yaşadığı dönemin görsel iletişim pratiklerinin ötesinde yer almayı başarmıştır. Bu durum Bernard’ın ve uzun bir süre (1970– 1990) içinde yer aldığı Grapus’un özellikle sosyal ve kültürel iletişim alanında “çağdaş işler” üretmesini sağlamıştı. Ancak Grapus ve Bernard’ın ilk hedefi bu değildi: Asıl amaçları haksızlığa uğrayan kitleler için güçlü ve kışkırtıcı bir görsel anlatım dili oluşturmaktı. 1942’de Paris’te doğan tasarımcı 1964’te Ecole Nationale Supérieure des Arts Décoratifs’ten mezun olmuş, ardından Varşova Güzel Sanatlar Akademisi’nde Henryk Tomaszewski’den afiş tasarımı üzerine dersler almıştı. Tomaszewski’nin görsel anlatımı ve ifade biçimi Pierre Bernard’ı ve Grapus’u etkilemişti. Grafik tasarım kariyerini kamu yararına yönelik görsel iletişim çalışmaları üzerine kuran Pierre Bernard, dünya çapında ses getiren Mayıs 1968 öğrenci hareketleri sırasında Ecole Nationale Supérieure des Arts Décoratifs’te Gérard Paris-Clavel ve François Miehe ile tanışmış, ikisiyle beraber 1970’te Grapus’un kurulmasında rol almıştı. Toplumsal konuları ele alan afişlerle yaşamı değiştirmeyi amaç edinen gruba 1976’da Alex Jordan ve Jean-Paul Bachollet de katıldı. Grapus kolektif bir üretim sistemi içinde çalışıyor ve yapılan işlerin altına grubun imzası atılıyordu.

 

çağdaş afiş tasarımları
“S.O.S. Kinderdorf”, Kimsesiz çocukların
bakımını üstlenen bir Alman organizasyonun
çalışmalarını destekleyen afiş. 59,4 × 84 cm,
ofset 4 renk, 1998.

 

Alliance Graphique Internationale (AGI) üyesi olan tasarımcı Grapus’taki üretim geleneğini 1991’de kurduğu kendi atölyesinde (Atelier de Création Graphique) sürdürmeye devam etmişti. Louvre Müzesi ile Fransa Ulusal Parkı’nın kurumsal kimliklerini üstlenen atölye, grafik tasarımın toplumsal hayatta kültürel bir misyon üstlendiği inancıyla yayıncılık, çağdaş afiş tasarımları, işaret sistemleri ve görsel kimlik sistemleri alanında çok çeşitli projeler üzerinde çalışmıştı. Başlangıcından itibaren yapılan tasarımların her zaman politik bir söylemi olmuştu. Pierre Bernard “kamusal alan için tasarım” alanındaki çalışmalarıyla “2006 Erasmus Ödülü”nü almıştı. Bernard’ın iz bırakan afişlerinin temel konusu insanlar ve etkileşim içinde oldukları kavramlardır. Tasarımlarına hâkim olan estetik unsurlar konu ve söylem arasındaki ilişkiden doğar. Nicolas Bourriaud diyalog içeren sanat yapıtı ile insanlar arasındaki etkileşim ve toplumsal bağlamı kuramsal temel olarak kullanan sanat olaylarını, “ilişkisel estetik” olarak nitelemiştir. Aynı zamanda toplumsal bağların standartlaştırdığı bir dünyada sanat olaylarının alternatif yaşam, etkileşim ve eylem biçimleri gösterebileceğine inanmıştır.3 Bernard’ın çalışmaları daha önce deneyimlenmeyen duyguları alegorik bir yöntem ile hissettirmeye çalışır.

 

 

çağdaş afiş tasarımları
“Tasarım Rönesansı”, Icograda tarafından
Glasgow’da organize edilen bir grafik
tasarımcılar toplantısı için afiş, İskoçya,
59,4 × 84 cm, ofset 4 renk, 1993.

 

Düşüncelerinizi Paylaşın